15 Mayıs 2011 Pazar

Maden ve Enerji Kaynakları

Türkiyedeki Irmaklar

1 Fırat 127304 31,61 971/2800
2 Kızılırmak 78180 6,48 1355
3 Sakarya 58160 6,4 824
4 Dicle 57614 21,33 523/1900
5 Yeşilırmak 36114 5,8 519
6 B.Menderes 24976 3,03 584
7 Susurluk 22399 5,43 321
8 Ceyhan 21982 7,18 509
9 Seyhan 20450 8,01 560
10 Çoruh 19872 6,3 466
11 Göksu 19577 11,06 308
12 Gediz 18000 1,95 401
13 K.Menderes 6907 1,19 175

Maden Çeşitleri

Başlıca Maden Çeşitleri
UYARI : Madenlerin oluşumu, çeşidi ve rezervleri arazinin jeolojik yapısına ve oluştuğu jeolojik zamana bağlıdır. Türkiye'de 1. zamandan, 4. zamana kadar oluşmuş araziler vardır. Volkanik faaliyetlerin sık olduğu 3. zamanda oluşan arazi geniştir. Bu nedenle krom, demir, bakır, kurşun, pirit gibi volkanik oluşumlu madenler çoktur.
Demir : Demir - çelik endüstrisinin en önemli hammaddesidir. Türkiye demir cevheri rezervleri bakımından oldukça zengindir. Hemen her bölgemizde demir cevherine rastlanmıştır. Ancak bu yataklardan 60 kadarı işletilebilmektedir. Bakır : Tarih öncesi çağlarda insanların ilk kullandığı madenlerden biridir. Bakır rezervleri yerkabuğunun volkanik oluşum gösteren bölgelerinde yaygın olarak bulunmaktadır. Saf bakır üretimi ülke gereksinimini karşılamadığı için dışarıdan saf bakır alınır.
Krom : Çok sert, iyi cilalanabilen ve paslanmayan bir madendir. Volkanik alanlarda yaygındır. Makine ile motor endüstrisinde ve paslanmaz çelik yapımında kullanılan önemli bir madendir. Günümüz verilerine göre, Dünya krom üretiminde Türkiye 4. sıradadır. Yurtdışına satılan önemli bir madenimizdir.
Bor Mineralleri (Boraks) : Kimya endüstrisinin en önemli hammaddesidir. Türkiye rezerv bakımından Dünya'da ilk sırada yer alır. Ancak üretimi ve dış satımı az olduğundan ekonomiye katkısı da azdır.
Kükürt : Yapay gübre üretimi ve tarım ilaçları başta olmak üzere kimya endüstrisinde kullanılır. En büyük rezervlerimiz Göller Yöresi'ndedir. Üretim, tüketimin az bir bölümünü karşılayamaz. Bu nedenle yurtdışından da alınmaktadır.
Boksit : Ülkemizin en zengin rezerve sahip olduğu madenlerden biridir. Boksit işlendikten sonra alüminyum elde edilir. Endüstride demir cevheri ürünlerinden sonra en fazla tüketilen maden durumundadır. Özellikle uçak gövdelerinin yapımında yaygın olarak kullanılmaktadır.
Volfram (Tungstein) : Uzay ve savaş endüstrisinde kullanılan, az bulunan madendir. En zengin rezervler Uludağ'dadır.
Manganez : Türkiye'de dağınık yataklar halindedir. Saf olarak bulunmaz. Üretim tüketimi karşılamadığından dışarıdan satın alınır.
Civa : Doğada sıvı halde bulunan tek madendir. Tıpta ve fotoğrafçılık alanında kullanılır.
Zımpara Taşı : Metamorfik taşlar içinde bulunan, kullanım alanı geniş olan bir madendir. En zengin rezervler Ege Bölgesi'ndedir.
Tuz : Tat vermek için yemek tuzu ve bakterilerin çoğalmasını önlemek için tuzlama tuzu olarak kullanılır. Ancak son yıllarda kimya endüstrisinin önemli bir hammaddesi konumuna gelmiştir. Tuz Gölü ve İzmir-Çamaltı, tuz rezervlerinin en fazla olduğu yerlerdir.
ENERJİ KAYNAKLARI
Taşkömürü : Ülkemizin en geniş taşkömürü havzası Batı Karadeniz Bölümü'ndedir. Buradaki taşkömürü havzaları I. Jeolojik zamanda oluşmuştur. Demir - Çelik endüstrisinde enerji kaynağı olarak kullanılan taşkömürü, aynı zamanda kimya endüstrisinin de hammaddesidir. Yıllık üretim 4-5 milyon ton dolayındadır. Üretim Türkiye'nin gereksinimini karşılayamaz.
Linyit : Türkiye'de rezervi en zengin olan enerji kaynağıdır. Hemen her bölgemizde az çok linyit yatakları bulunmaktadır. Çoğunlukla yakacak olarak ve termik santrallerde değerlendirilir. En büyük linyit havzası Afşin-Elbistan'dadır. Yıllık net üretim 40 milyon tonu bulmaktadır. Üretim ve tüketim aynı hızla artmaktadır.
Petrol : Dünya ekonomisinin en önemli enerji kaynaklarından birincisi durumundadır. Ancak Türkiye petrol rezervleri bakımından pek zengin değildir. Türkiye'nin önemli petrol yatakları Güneydoğu Anadolu'da bulunmaktadır. Türkiye'nin yıllık üretimi 2,5-3 milyon ton dolayındadır. Üretilen petrol ülke gereksinmesinin en fazla % 20'sini karşılayabilmektedir. Bu nedenle yurtdışından alınanlar arasında petrol ilk sırada yer alır.
Doğalgaz : Trakya'da petrol arama amacıyla açılan kuyulardan çıkarılmaktadır. Doğalgaz alanlarından diğeri de Güneydoğu Anadolu'da Mardin-Çamurlu'dur. Üretim tüketimi karşılayamadığı için dışarıdan alınmaktadır.
Jeotermal Enerji : Yerkabuğunun içinde ve daha derinlerde potansiyel enerji birikimi vardır. Bu nedenle sıcak olan subuharı sondaj yolu ile yüzeye çıkarılır ve elektrik enerjisi üretiminde kullanılır. Türkiye'nin ilk jeotermal elektrik santrali Denizli-Saraköy'de kurulmuştur.
Su gücü : Tükenmez ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Türkiye su gücü bakımından yaklaşık 400 milyar kwh'lık bir potansiyele sahiptir. Doğu Anadolu Bölgesi akarsularının yatak eğimleri fazla olduğundan, hidroelektrik potansiyeli en yüksek olan bölgemizdir. Türkiye elektrik üretiminin % 45'lik bölümü hidroelektrik santrallerden karşılanmaktadır. GAP tamamlandıktan sonra elektrik santrallerin üretiminde su gücünün payı artış gösterecektir. Güneş Enerjisi : Türkiye Güneş enerjisinden yararlanmak için gerekli iklim koşullarına sahiptir. Akdeniz ve Ege bölgeleri ile İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Güneş enerjisi değerlendirilmektedir. Nükleer Enerji : Atom enerjisi adı da verilen bu enerjinin kaynakları uranyum ve toryumdur. Ancak bu kaynaklardan elektrik enerjisi üretiminde yararlanılmamaktadır.

Madenler ve Enerji Kaynaklarının Türkiye Ekonomisindeki Yeri
Türkiye'nin her bölgesinde çeşitli madenler bulunmaktadır. Ancak tüm madenlerimiz yeterince işletilmemektedir. Madenlerimizin bir bölümü çok eskiden beri bilinmekte, hatta yabancı şirketler tarafından işletilmekteydi. Ancak madenlerimiz hakkında yeterli bilgi yoktu. Cumhuriyet döneminde madenlerin teknik ve bilimsel yöntemlerle araştırılması için Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur. Çıkarılan madenlerimiz hem iç piyasada değerlendirilmekte hem de yurtdışına satılmaktadır



MADENCİLİK
Ekonomik değeri olan mineral ve elementlere maden denir.
Türkiye’de madencilik faaliyetleri 1935 yılında kurulan MEA ve Etibank tarafından yürütülmektedir.MEA araştırma yapar, Etibank ise bulunan madeni işletir.Madenlerin oluşumu ile jeolojik devirler arasında ilişki vardır.Örneğin, volkanik olaylarla krom, kurşun, pirit, manganez, elmas gibi madenler, iklim değişmesiyle kayatuzu, jips gibi madenler ilişkilidir.
Bir madenin işletilmesi için;
- Rezervin yeterli olması, - Sermayenin yeterli olması,
- Kalifiye ve teknik elemanın bulunması. - Ulaşımın kolay olması,
- Maden rezervi içinde saf maden oranının yüksek olması gerekmektedir.
Maden rezervi: Toprak altında bulunan saf madendir.
Maden cevheri: Ekonomik değer taşıyan mineral ve elementlerdir.
Maden filizi: Toprağın altında diğer minerallerle bileşik oluşturan maden cevherine denir.
Maden tenoru: Madenin taş ve toprak içindeki yüzde olarak oranına denir.
Tuvanön cevheri: Topraktan çıkarılmış, fakat işlenmemiş madene denir.
Başlıca Madenlerimiz
1. Demir: Sanayinin en önemli madenidir.Türkiye’de çıkarılan demir madeni, Ereğli, Karabük ve İskenderun Demir Çelik Fabrikası’nda işlenir.Demir madeni çıkarılan yerler: Malatya çevresi (Hekimhan, Divriği, Çetinkaya), İç Anadolu’da (Kayseri, Sivas), Akdeniz’de (Adana-Saimbeyli, Hatay), ayrıca Edremit, Eymir, Doğu Karadeniz’de (Fundacık) çıkarılır.Dünyada ise BDT, ABD, Hindistan ve Avustralya önde gelir.
2. Bakır: Elektrik ve elektronik sanayinin hammaddesidir.Bir kısmı ihraç edilir.Çıkarılan yerler: Kastamonu (Küre), Artvin (Murgul), Elazığ’da (Ergani) çok miktarda çıkarılmaktadır.Bakırlar Samsun, Murgul ve Ergani’de işlenmektedir.Dünyada ise Türkiye, ABD, Rusya ve Şili önde gelir.
3. Krom: Demirin sertleşmesinde ve paslanmaz çelik üretiminde kullanılır.Çıkarılan yerler: Muğla (Fethiye, Köyceğiz, Dalaman), Mersin, Adana ve Elazığ (Guleman)’dır.Krom Antalya Ferra-Krom Tesislerinde işlenmektedir.Dünyada ise GAC, Rusya ve Türkiye önde gelir.
4. Alüminyum (Boksit): Otomobil ve uçak sanayinde, inşaat sektöründe, mutfak eşyalarının yapımında ve elektrikli araçlarda kullanılmaktadır.Çıkarılan yerler: Konya (Seydişehir), İskenderun (Islahiye), Muğla (Milas), Gaziantep, Antalya ve Adıyaman’dır.Dünyada en fazla Avustralya, Yeni Gine, Çin ve ABD’de çıkarılır.
5. Altın: Süs ve ziynet eşyası yapımında kullanılan altın, eskiden para olarak kullanılmaktaydı. Çıkarılan yerler: Antakya, Niğde, Balıkesir, Kütahya, Bursa, İzmir ve çevresidir.Dünyada ise Yeni Gine’de çıkartılır.
6. Bor Mineralleri: Jet ve roket yakıtı, emaye, porselen, cam üretiminde, fotoğrafçılıkta kullanılır.Çıkarılan yerler: Balıkesir (Bigadiç, Sandıklı, Susurluk), Eskişehir (Seyitgazi), Kütahya (Emet) ve Bursa’dır.Dünyada ise Türkiye, ABD ve BDT önde gelir.Kullanım alanının yaygın olmaması nedeniyle ekonomimize katkısı azdır.
7. Civa: Tek sıvı madendir.Zirai ilaçların yapımında, altın çıkarımında, kağıt ve suni gübre üretiminde, boya ve asit sanayinde kullanılır.Dünya üretiminde birinci sırada bulunmaktayız.Çıkarılan yerler: İzmir (Karaburun-Ödemiş), Manisa-Alaşehir ve Konya (Sarayönü)’dür.
8. Kükürt: Zirai ilaçların yapımında, sülfürik asit üretiminde ve muhtelif kimya sanayinde kullanılır.Çıkarılan yerler: Isparta (Keçiborlu), Kütahya (Simav), Denizli (Sarayköy)’dür.
9. Kurşun-Çinko: İkisi karışık halde bulunur.Silah sanayi ve paslanmaz metal üretiminde kullanılır.En fazla Giresun, Sivas, İzmir, Kayseri ve Elazığ’da (Keban) çıkarılır.
10. Antinom: Cephane yapımında, cam ve seramik sanayinde, renklendirme işlerinde kullanılır. En fazla Balıkesir, Kütahya, Bursa, İzmir ve Tokat’ta çıkarılır.
11. Asbest (Amyant): Öz ısıya dayanıklı eşyaların yapımında kullanılır.Kansorejen olması nedeniyle kullanımı sınırlıdır.En fazla Erzincan, Kars, Ağrı, Malatya, Sivas ve Uşak’ta çıkarılır.
12. Barit: Çeşitli boyaların yapımında ve sondaj çalışmalarında kullanılır.Isıyı emme ve soğutma özelliği taşır.Cam sanayinde kullanılır.En fazla Antalya, Mersin, Adana ve Elazığ’da çıkarıtılır.
13. Fosfat: Suni gübrenin hammaddesidir.Dünyada Fas, Tunus ve Cezayir’de çıkartılır.Ülkemizde Mardin’den (Mazıdağı) çıkartılır.Yeterli olmadığı için ithal edilir.
14. Wolfram: Sert olduğu özel sanayi çeliği olarak kullanılır.Demiryolu, iş makineleri, uçak, gemi ve uzay araçları yapımında kullanılır.En fazla Bursa (Uludağ), Kırıkkale (Keskin), Elazığ (Keban) ve Niğde’de çıkartılır.
15. Lüle taşı: Pipo ve süs eşyası yapımında kullanılır.Dünyada ve Türkiye’de sadece Eskişehir’de çıkarılır.
16. Manganez: Çeliğin sertleştirilmesinde kullanılır.Ray ve karayolu araçları, köprülerin yapımında kullanılır.En fazla Uşak, Afyon, Burdur, Muğla, Artvin, Adana, Antep, Sivas, Erzincan ve Trabzon’da çıkarılır.
17. Nikel: Sanayide demir, bakır, alüminyum ile alaşım yapımında kullanılır.Tuzlu suya dayanıklıdır.Bu nedenle gemi yapımında kullanılır.Ülkemizde Manisa ve Turgutlu’da çıkarılır.
18. Oltu taşı: Tesbih ve süs taşı olarak kullanılır.Erzurum’un Oltu ilçesinde çıkarılır.
19. Zımpara taşı: Zımpara yapımında kullanılır.Ülkemizde İzmir (Karaburun, Urla, Çeşme, Ödemiş) ve Muğla’da (Milas) çıkarılır.
20. Tuz: Kayalardan, göl ve deniz gibi durgun sulardan elde edilir.Tuz üretiminin %30’u Tuz Gölü’nden, %10’u kayalardan, geri kalanı da İzmir Çamaltı Tuzlası’ndan elde edilir.
21. Mermer: Heykel yapımında, inşaat işleri ve süslemede kullanılır.Ülkemiz mermer bakımından zengindir.Afyon, Kütahya, Marmara Adaları, Kırşehir, Tokat, Bitlis ve İzmir’de çıkarılır.
ENERJİ KAYNAKLARIMIZ
1. Taş kömürü: I. zamanda oluşmuştur.Enerjisi yüksektir.Demir-çelik sanayinin hammaddesidir. Ülkemizde Zonguldak’ta (Ereğli, Kozlu, Kilim) çıkarılır.Dünyada en fazla ABD, BDT, Polonya, G. Afrika, Avustralya ve İngiltere’de çıkarılır.İngiltere, Fransa ve Almanya bugünkü kalkınmışlık seviyesine gelmesini taşkömürüne borçludur.
2. Linyit: Kalorisi düşüktür.En zengin enerji kaynağıdır.III. zamanda oluşmuştur.Evlerin ısıtılmasında kullanılır.En çok elektrik enerjisi linyit ile çalışan termik santrallerden elde edilir.Çıkarılan yerler: Kütahya (Tunçbilek, Değirmisaz, Tavşanlı, Seyitömer), Muğla (Yatağan), Manisa (Soma), Afşin, Elbistan, Amasya (Çeltek), Ankara (Çayırhan) ve Çanakkale (Çan)’dır.
Termik Santraller:
- Kahramanmaraş (Afşin-Elbistan) - Kütahya (Seyitömer-Tunçbilek)
- Zonguldak (Çatalağzı) - Muğla (Yatağan)
- Manisa (Soma) - İstanbul (Ambarlı)
3. Doğalgaz: Geleceğe yönelik önemli enerji kaynağıdır.Ülkemizde az da olsa Trakya’da (Kırklareli, Babaeski, Lüleburgaz) çıkarılır.Ülkemizde son yıllarda büyük kentlerde doğalgaz kullanımı artmıştır.Rusya ithal etmekteyiz.
4. Petrol: Ülkemizde ilk petrol 1940 yılında Raman’da bulunmuştur.Petrol üretimimiz tüketimimizin sadece %25’ini karşılamaktadır.Çıkarılan yerler: Raman, Mardin, Adıyaman ve Diyarbakır çevresidir.En fazla ithalatta bulunduğumuz ülkeler İran, Irak, Arabistan, ABD, Rusya ve Venezuella’dır. Ülkemizde petrol arama işlerini TPAD yürütmektedir.En fazla petrol üreten ülkeler: Orta Doğu Ülkeleri, Orta Asya Ülkeleri, ABD, Çin, İngiltere, Kanada ve Meksika’dır.
5. Uranyum ve Toryum: Nükleer enerji kaynağıdır.MTA’nın belirlediğine göre ülkemiz uranyum yönünden zengindir.Manisa-Gördes’te toryum, Aydın-Söke, Yozgat-Sorgun, Giresun ve Rize’de ise uranyum çıkartılır.Dünyada 600 civarında nükleer santral vardır.Örneğin komşularımızdan Bulgaristan, Ermenistan, Ukrayna ve BDT’de bulunmaktadır.
6. Jeotermal enerji: Buhardan elde edilen enerjidir.Ülkemizde Denizli (Sarayköy), Aydın (Germencik) ve Afyon’da (Göcek) bulunmaktadır.
7. Hidroelektrik enerji: Akarsular üzerinde barajlar yapılarak elde edilen enerjidir.Avrupa’da Norveç’ten sonra ikinci sırada bulunmaktayız.Doğu Anadolu enerji potansiyeli açısından birinci sıradadır. Yapımı tamamlanmış doksan kadar barajımız vardır.
- Enerji üretiminde termik santrallerde üretilen enerjinin payı hidroelektrik santrallerinkinden daha fazladır.
- Termik santrallerin çalıştırılmasında kullanılan yakıt taşkömürü, fuel-oil, motorin ve linyittir.
- Hamitabat ve Ambarlı Termik Santralleri doğal gazla çalışmaktadır.



MADENCİLİK ve ENERJİ KAYNAKLARI
A. MADENCİLİK

Yerkabuğunun farklı derinliklerinden çıkarılan, ekonomik değer taşıyan mineral ve elementlere maden denir. Türkiye’de madencilik faaliyetleri 1935 yılında kurulan M.T.A. ile özel sektör tarafından yürütülmektedir.
Türkiye’de çıkarılan önemli madenler
En zengin demir yataklarımız, Divriği (Sivas), Hekimhan ve Hasançelebi (Malatya), Edremit (Balıkesir), Dikili ve Torbalı (İzmir) ve Simav (Kütahya) çevresinde bulunmaktadır.
Ereğli, Karabük ve İskenderun’da demir - çelik fabrikaları bulunmaktadır.
Bakır: Ülkemizin en zengin madenlerinden biri olan bakır yatakları, çoğu kez kurşun ve çinko ile birlikte bulunur. En önemli bakır yataklarımız Karadeniz Bölgesi’nde bulunur. Murgul (Artvin), Küre (Kastamonu), Çayeli (Rize) ve Köprübaşı (Giresun) bu bölgedeki başlıca yataklardandır. Ayrıca Maden (Elazığ) ve Ergani (Diyarbakır)'de de bakır yatakları mevcuttur.
Krom: Paslanmayan ve çok sert bir maden olduğundan, madeni eşya yapımında ve kaplamasında kullanılır.
Krom yatakları altı ana bölgede toplanmıştır.
• Fethiye, Köyceğiz, Denizli
• Alacakaya (Guleman) (Elazığ)
• Bursa, Eskişehir
• Adana, Kayseri, Mersin
• İskenderun, Kahraman Maraş, İslahiye
• Kopdağı (Doğu Anadolu)
Krom madeni Antalya ve Guleman’daki ferro-krom tesislerinde işlenmektedir.
Boksit: Alüminyumun hammaddesi olan boksit çok hafif olduğundan uçak sanayiinde, otomobil, ev, elektrik malzemesi yapımında kullanılır.
Boksit yatakları Seydişehir (Konya), Akseki (Antalya) İslahiye (Gazi Antep) ve Milas (Muğla) civarında bulunur. Buralarda çıkarılan boksit, Seydişehir alüminyum tesislerinde işlenmektedir.
Bor Mineralleri: Ülkemiz bor rezervi bakımından Dünya’nın en zengin yataklarına sahiptir. Bu nedenle, bor madeninin çoğu ihraç edilmektedir. Bor madeninden elde edilen boraks ve asit borik nükleer alanda, jet ve roket yakıtında katkı maddesi olarak, ayrıca sabun, tekstil, cam, kâğıt sanayii, vb alanlarda kullanılır.
Bor mineralleri Balıkesir, Susurluk, Bigadiç çevresi ile Kütahya, Emet ve Eskişehir çevresinde çıkarılır. Çıkarılan mineraller Bandırma’daki tesislerde işlenir.
Kükürt: Kükürt gübre, kimya ve boya sanayiinde kullanılır. Ayrıca kauçuğun işlenmesinde ve sülfirik asit üretiminde de kullanılır.
Ülkemizde kükürt yatakları Keçiborlu (Isparta) ve Milas (Muğla) çevresinde bulunmaktadır.
Zımpara Taşı: Çeşitli kesici, torpüleyici ve silici aletlerin yapımında kullanılan zımpara taşı yönünden ülkemiz çok zengindir. Tire (İzmir), Manisa, Söke (Aydın), Milas (Muğla) ve Tavas (Denizli) da çıkarılır.
Barit: Suda erimeyen bir maden olduğundan boya, deri, kimya, cam ve kauçuk sanayiinde kullanılır. Ülkemiz barit yatakları bakımından zengin sayılır. Antalya, Muş, Gazi Antep ve Eskişehir çevresinde barit yatakları bulunmaktadır.
Tuz: Türkiye tuz yatakları bakımından son derece zengindir. Kaya tuzu yatakları üçüncü jeolojik zamanda, kapalı göl havzalarında suların buharlaşması ile oluşmuştur. Son yıllarda tuz üretimimiz üç kat artmıştır.
Türkiye’deki tuz üretiminin çoğu, Tuz Gölü ile İzmir Çamaltı tuzlasından sağlanır. Kaya tuzu yatakları, Çankırı, Kars, Iğdır ve Nevşehir çevresinde bulunmaktadır.
Cıva: Tek sıvı madendir. Zirai ilaç yapımında, kâğıt sanayiinde, suni gübre üretiminde ve boya sanayiinde kullanılır. Türkiye’de Sarayönü (Konya), Ödemiş (İzmir), Manisa ve Uşak çevresinde çıkarılmaktadır.
Kurşun - Çinko: Genelde kurşun ve çinko bir arada bulunur. Ülkemizde Keban (Elazığ) ve Kayseri çevresinde kurşun-çinko yatakları vardır.
Lületaşı: Eskişehir çevresinde çıkarılır ve işlenir. Süs eşyası yapımında kullanılır.
Oltutaşı: Erzurumun Oltu ilçesinde çıkarılır ve işlenir. Süs eşyası yapımında kullanılır.
Fosfat: Gübre hammaddesi olarak kullanılan fosfat ihtiyacımızı karşılamaz. Fas, Tunus ve Cezayir’de yaygın olarak görülür ve daha çok bu ülkelerden ithal edilir. Türkiye’deki en zengin fosfat yatakları Mazıdağı (Mardin), Adıyaman, Bingöl ve Bitlis’te bulunmaktadır.
Manganez: Çeliğe sertlik kazandırmak ve direncini artırmak için kullanılır. Uşak, Afyon, Muğla, Adana, Erzincan, Artvin ve Trabzon çevresinde manganez yatakları bulunur. İhtiyacı karşılamaz. Bu nedenle ithal edilir.
Mermer: Ülkemiz mermer bakımından zengindir. Afyon, Kütahya, Marmara Adası, Kırşehir, Tokat ve İzmir çevresinde çıkarılır. Yurt dışına ihracatı yapılır.
Volfram (Tungsten): Çok sert olması nedeniyle özel sanayi çeliği olarak kullanılır. Demiryolu, iş makineleri, uçak ve gemi yapımı yanında, ampüllerde enerjiyi ışığa çevirmede kullanılır. Bursa Uludağ’da çıkarılıp işletilmektedir. Fakat son yıllarda üretimi durmuştur.
Asbest (Amyant): 14 bin °C sıcaklığa dayanır. Isıya dayanıklı araç ve gereç yapımında kullanılır. Konserojen madde bulundurması nedeniyle, kullanımı sınırlandırılmıştır. Eskişehir, Bursa, Erzincan, Hatay, Kars, Ağrı, Malatya, Sivas, İskenderun, Uşak ve Konya’da çıkarılır.



Maden ocağı ruhsatı izni nerden nasıl alınır

Maden ocağı ruhsatı izni nerden nasıl alınır, Maden arama çıkartma işleme ruhsatı izni işlemleri yönetmelikleri
Metalik Maden Arama Aşamalarında Bölgesel Veriler
Paleocoğrafya Haritaları
Jeolojik geçmişte, belli bir zamanda yeniden tasarlanmış fiziksel coğrafyayı sergileyen haritalardır. Karaların ve denizlerin dağılımı, karaların jeomorfolojisi, denizin derinliği, hava ve deniz akıntılarının yönü, sedimentlerin dağılımı ve iklim kuşakları gibi bilgiler içerir.
Jeoloji Haritası
“Türkiye 1/25.000 Ölçekli Jeoloji Haritası Spesifikasyonu-MTA, 1963″ isimli yayında konumuzla ilgili olarak “Maden Yatakları ve İhtimalleri” başlığı altında; 1. Daha araziye çıkmadan, jeolojik lövesi yapılacak saha içindeki madenler ve maden zuhurları tespit edilerek, paftalar üzerine konulan aydınger kağıdına işlenecek ve koordinatlarıyla tespit edilecektir. Bu madenler, aydınger üzerinde işletilen, metruk vs. gibi durumları göz önüne alınarak, özel işaretlerle işaretlenecektir.
2. Tespit edilen maden ve zuhurlar harita lövesi esnasında birer birer gözden geçirilerek hakiki durumları tespit olunacaktır. Bu mekanda büyük olan zuhurlar haritaya işlenecek, küçükler ise bir çarpı işareti, özel bir harf veya sembol ile belirtilecektir.
3. Petrografik, mineralojik etütler için ve ayrıca yatak hakkında daha etraflı bilgi edinmek üzere, tahlil için numuneler alınacaktır.
4. Mevcut maden ve zuhurların gerek harita üzerinde teorik olarak, gerekse pratik yönden arazi üzerindeki uzantıları aranacaktır. Bu maksatla, maden yatağı ve zuhurun jeolojik ve stratigrafik durumu, mineralizasyonun gidişi, cevher mineralleri, primer, sekonder mineralleri ve parajenez durumu, içindeki gang, tavan ve tabanda alterasyon olup olmadığı, cevherin konsantrasyonuna imkan veren şart ve hadiseler, magmatizma, metamorfizma veya sedimantasyon vs. cevherin tipi (sade, kompleks, masif, dissemine vs.), cevher ve steril münasebeti ve orantısı, kalınlık, dağılış, yatağın muhtemel menşei, tipi vs. tespit edilmeye çalışılacaktır. Haritaya işaret edilemeyen hususların hepsi deftere şema, kroki ve kesitlerle kaydedilecektir. İmkan varsa, muhtemel derinlik uzantıları hakkında da imkan nispetinde fikir verilecektir.
5. Maden yataklarının sınıflandırılması Lindgren (1933)’e göre yapılacaktır. Bu etüt ve sınıflandırmadan maksat, daha ileri ve detay etüt yapacak olan maden jeologlarına problemi ana hatlariyle halletmek ve halledilecek tarafları da ortaya koymaktan ibaret olacaktır.
6. Maden yatakları ve zuhurların bir provens teşkil edip etmedikleri belirtilecektir. Bir metalojenik provens bahis konusu ise, asli karakterleri ve tip yatakları belirtilecek ve ayrıca bunlar arasında mühim olan bir iki yatak daha önemle ele alınarak misaller verilecektir. İşletilen madenlerle, maden zuhurlarının durum ve jeolojik imkanları hakkında toplu bilgi verilecektir.
7. “Gerekirse yukarıdaki hususları ihtiva eden bir metalojenik harita yapılacaktır” şeklindeki ifadelerle maden aramacılığında jeolojik haritalarda beklenen detayların neler olması gerektiği görüşleri günümüz maden aramacılarınca da benimsenmektedir.
Metalojeni Haritası / Maden / Mineralizasyon Bilgileri
Maden yataklarının dağılımını, bunların bölgesel tektonik (jeolojik yapı ve kaya toplulukları) ile ilişkisini gösteren küçük ölçekli haritalardır. Metalojeni, maden yataklarının kökenini inceler. Özellikle maden yataklarının oluştukları zaman ve bulundukları yerin bölgesel jeoloji özellikleriyle olan ilgisini ortaya koymaya çalışır. Cevherleşmeye elverişli bölgelerin saptanmasında yararlanılabilir.
Metalojeni haritası bulunmuyorsa, bilinen madenler ve mineralizasyonlara ait detay veya envanter bilgilerden yararlanılabilir.
Uzaktan Algılama
Ön arama aşamasında LANDSAT TM uydu sayısal görütülerinin analizi ile elde edilen verilerin COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ yazılımı kullanılarak diğer yer bilimleri disiplinlerince üretilen verilerle birlikte değerlendirilmesi yapılmalıdır.
Uygulama aşamaları;
1. Kuzeyleme ve ölçek düzeltmeleri,
2. Gerektiğinde uydu sayısal görüntü mozayiğinin oluşturulması,
3. Görüntü analiz program paketleri kullanılarak uydu sayısal görüntüsünde alansal, spektral ve radyometrik belirginleştirmelerin yapılması,
4. Renkli kompozitler ve tek bantlı görüntülerde renk, doku, drenaj, topografya, morfoloji, litoloji gibi kriterler kullanılarak, alterasyon alanları, kırık hatları, antiklinal-senklinal eksenleri ve domsal yapılar gibi unsurların saptanması,
5. Bilinen madenler ve zuhurların, görüntü üzerindeki lokasyonlarına yerleştirilmesi,
6. Jeofizik haritalarının amaç doğrultusunda sadeleştirilerek sayısallaştırılması,
7. Jeoloji haritasının sayısallaştırılması,
8. Jeokimya haritalarının amaç doğrultusunda sadeleştirilerek sayısallaştırılması,
9. Temel harita üzerine tüm verilerin projeksiyonu ve yorumlanması,
10. Önem sırasına göre hedef sahaların sıralanması ve harita basımından oluşur.
Genel Jeokimya Haritaları
Temel jeokimya çalışmaları kapsamında önceden üretilmiş haritalardır. Ön arama arama aşamasında ilave jeokimya haritaları gerekebilir. Üretilen jeokimya haritalarında genellikle dere sedimanı, toprak ve kayaç örneklerinden yararlanılır. Bazı ülkelerde ağır mineral, su ve bitki örnekleri de kullanılmaktadır. Haritanın kalitesini belirten kenar bilgilerinin yanı sıra referans bilgileri de bulunmalıdır. Örneklerin türlerinden daha önemlisi alındıkları yöreyi temsil edici (kanal, yongalama, karot vb) olması önem taşır. Kayaç örnekleri dışında kalan örnek türlerinde örnekleme döneminin aynı mevsim olması arzu edilir.

Türkiyede Çıkarılan Madenler

                                 
Ülkemizdeki Madenler

Madenler
Türkiye madenler bakımından zengin bir ülkedir. Ayrıca bazı madenler bakımından dünyanın önemli ülkeleri arasındadır. Türkiye'nin madenlerinin tamamı henüz belirlenmemiştir. Her yıl yeni maden yataklarının bulunması bunun kanıtıdır.
Ülkemizin madenciliğinin şu andaki üretimi, tümüyle kendi endüstri kuruluşlarımızın gereksinimine yönelik değildir. Bir kısmı ham olarak ya da yarı işlenmiş halde dışarı satılmaktadır.
Bir madenin işletilmesinin karlı olabilmesi için; "cevher oranı" Yedekleriyle birlikte belirtilen miktarı fazla olmalıdır.
Anadolu, madenciliğin eskilere dayandığı bir yerdir. Ancak cumhuriyetin ilanından sonra kurulan maden teknik ve arama (M.T.A) enstitüsü, madenciliğimizi ciddi biçimde ele alınmasına yönelik olan bir kuruluştur. Bu kuruluş, arama çalışmaları gerçekleştirirken yine cumhuriyet döneminde kurulan ETİBANK, işletme ve pazarlama işlerini yürütmeye başlamıştır. Bu devlet kuruluşlarından başka, özel sektör kuruluşları da bulunmaktadır.

Demir

Türkiye'nin birçok yerinde çıkarılan bir madendir. Demir çıkarımının %80'ini Doğu Anadolu bölgesi içerisinde kalan Divriği sağlar. Balıkesir'de Eymir ve Çarmık, Ege Bölgesinde Ayazmand ve Torbalı, Kahramanmaraş ile Kayseri arasında Faraşa ve Karamadazı, Sivas Hekimhan arasında Hasan çelebi ve Doğu Marmara'da Çamdağı, önemli demir alanlarıdır. Demir, endüstride en çok kullanılan maden cevheridir. Bu nedenle demir-çelik endüstrisinde ana maddedir.

Krom

Sert, paslanmaz ve iyi parlatılan bir madendir. Kaplamacılık ve çelik yapımında yaygın olarak kullanılır. Türkiye'de yaygın olarak çıkarılan madenlerden biride kromdur. En zengin krom yatakları; Elazığ'da Guleman, Batı akdenizde (fethiye, marmaris arasında) Dalaman havzası, Kütahya ile Bursa arası ve Eskişehir'in doğusundaki Seyitgazi'de yer alır. Adana'nın kuzeyindeki Akdağ yöresinde de yeni krom yatakları bulunmuştur. Akdağ krom yatakları, Dünyanın en zengin yataklarıdır. Türkiye, krom çıkarımında dünyada 3. sıradadır. Türkiye, çıkardığı kromu büyük ölçüde cevher olarak satmaktadır. Bu nedenle çıkarımını dış taleplere bağlı olarak ayarlamaktadır.

Bakir
Kolay işenen bir madendir. Elazığ'da maden (Ergani bakır işletmeleri), Artvin'de Murgul (Göktaş) ve Kastamonu'da Küre bakır çıkartılan yerlerdir. Rize Çayeli'de yeni bakır yatakları bulunmuştur.

Bor
Kullanım alanı yaygın olan bu maden,boraks ve asitborik elde edilmesi bakımından da önemlidir. Balıkesir'de Sultançayırı ve Bigadiç Eskişehir'de Seyitgazi ve Kütahya çevresi önemli çıkarım alanlarıdır. Türkiye, bor minarellerinde dünyanın en zengin ülkesidir.

Boksit
Konya'nın Seydişehir ilçesi ile Antalya'nın Akseki ilçesinde çıkarılır. Bu iki çıkarım alanı da Antalya bölümünde yer alır. Alüminyumun hammaddesidir.

Kukurt
Isparta'nın Keçiborlu ilçesi ile Denizli'nin Sarayköy ilçesinde bulunmaktadır.

Manganez
Zonguldak'ın Ereğli ve Artvin'in Borkça (Göktaş) çevrelerinde çıkartılır. Denizli Tavas'ta yeni yatakları bulunmuştur

Civa

İzmir'in Ödemiş ve Karaburun, Konya'nın Sarayönü çevresinde ve ayrıca Niğde civarlarında çıkartılır.

Tuz
Çeşitli yollarla elde edilen bir doğal kaynaktır. Kayatuzu olarak çıkartıldığı gibi, deniz suyundan ve açık işletme olarak Tuz gölünden de elde edilir. En fazla tuz üretimi İzmir'deki Çamaltı tuzlasında, deniz suyundan elde edilir. Çankırı, Erzurum, Kars, Nevşehir, Kırşehir, Yozgat ve Konya'da işletilmektedir.Türkiye, birçok madende zengin bir ülkedir. Bu madenlerden bazıları turistlik eşya yapımında önem taşır. Lületaşı (Eskişehir'de) ve oltutaşı (Erzurum'da) bu özellikte olanların en önemlileridir.

Tas Komuru (Maden kömürü):
Yurdumuzda tüketilen enerji kaynakları arasında taş kömürünün önemli bir yeri vardır. Ayrıca demir-çelik ve kimya sanayiilerinin önemli ham maddesidir. Başlıca taş kömürü yataklarımız; Zonguldak ve çevresindedir. Burası Türkiye'nin tek maden kömürü havzasıdır. Bir milyon tonu aşan rezervi vardır.

Linyit
Yaygın olarak hemen her bölgemizde çıkarılır. Ege bölgesi linyitleri oldukça kalitelidir. Manisa'da Soma, Kütahya'da Tavşanlı, Tunçbilek ve Değirmisaz, Amasya'da Çeltek ve Erzurum en önemli çıkarım yerleridir. Kahramanmaraş'ın Elbistan, Muğla'nın Yatağan linyitlerinin kalori değeri düşüktür. Bu nedenle termik santrallerde kullanılır.

Petrol
Günümüzde önemli bir enerji kaynağı olan petrol, aynı zamanda kimya sanayiinin de ham maddesidir. Yurdumuzdaki petrol yatakları fazla zengin değildir. Mevcut petrol yataklarımız daha çok Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Batman, Siirt ve Diyarbakır'dadır. Adıyaman, Şanlı Urfa ve Mardin'de de petrol yatakları vardır. Üretilen petrol, ihtiyacımızın çok az bir kısmını (1/7) karşılamaktadır. Geri kalan kısmını dışardan karşılamaktayız.

Yurdumuzda ham petrolün arıtılması için rafineriler kurulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde üretilen ham petrolün bir kısmı Batman Rafinerisine, bir kısmı da Batman-İskenderun boru hattı ile Dörtyol'a gönderilmektedir. Buradan da tankerlerle Ataş, İzmir ve İzmit rafinerilerine taşınmaktadır. İskenderun Körfezi ile Kırıkkale arasındaki petrol boru hattı ile de Kırıkkale Rafinerisine ham petrol aktarılmaktadır. Ayrıca Türkiye-Irak boru hattı ile Irak petrollerinin bir kısmı Yumurtalık Limanı'na taşınmaktadır. Bu taşımacılıktan Ülkemiz önemli bir gelir sağlamaktadır. Azerbaycan petrolünün de yapılacak boru hattı ile İskenderun Körfezi'ne getirilmesi planlanmaktadır. Yurdumuzda petrol aramalarına hızla devam edilmektedir.

Türkiye'de su gücünden elde edilen elektrik enerjisi üretimi her geçen gün artmaktadır. Barajlara dayalı elektrik üreten pek çok hidroelektrik santralimiz vardır. Bunların başlıcaları; Atatürk, Karakaya, Keban, Hasan Uğurlu, Demirköprü, Hasan Polatkan, Oymapınar ve Hirfanh hidroelektrik santralleridir. Bunların yanında yapımı devam eden hidroelektrik santrallerimiz de vardır.

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile Fırat ve Dicle üzerinde 21 baraj, 17 hidroelektrik santrali yapımı öngörülmektedir. Bu proje ile elde edilecek hidroelektrik enerji, Türkiye'deki mevcut hidroelektrik enerjiden çok daha fazla olacaktır.

Ayrıca, Denizli yakınlarında Sarayköy'de yüksek sıcaklıktaki su buharından enerji elde edilmektedir. Bu tür enerjiye "Jeotermal enerji" denir. Birçok yerinde çeşitli sıcaklıkta termal kaynaklar bulunan yurdumuz, bu enerji kaynağı açısından da şanslı görülmektedir. Yine yurdumuzun çeşitli yerlerinde güneş enerjisinden ısı enerjisi olarak yararlanılmaktadır. Yurdumuzda doğal gazdan da faydalanılmaktadır. Bir miktar yerli üretimin yanı sıra Rusya Federasyonu'ndan borularla, Cezayir'den de deniz yolu ile doğal gaz getirilmektedir. Özellikle büyük kentlerimizde daha çok kışın ısınmada kullanılan doğal gaz, hava kirliliğini de büyük ölçüde önlemektedir.

Demir
Sülfür
Bor

Konunun orjinal içeriğini okumak için tıklayın: http://www.webilgi.com/fen-bilgisi/11796-ulkemizde-cikarilan-bulunan-madenler-ozet-olarak-resimli-anlatim.html#ixzz1MSiVXyiC
Webilgi.com Bilgi Paylaşım Platformu

MADENLER                                               



 
MADENLER VE ENERJİ KAYNAKLARI
Türkiye hemen her bölgesinde çeşitli madenlerin bulunduğu, bazı madenlerce de zengin olduğu bir ülkedir. Zengin ve işletmeye elverişli madenlerimiz de çeşitlidir. Ancak, bugün bütün madenlerimiz henüz ye­terince işletmeye konulmamıştır. İşletilen madenlerimiz hem iç piyasaya verilmekte, hem de ham madde olarak ihraç edilmektedir. Madenler, Türkiye'nin yeraltı zenginlikleridir. Madenlerimizin bir kısmı çok eski çağlarda işletilmiş, madenciliğin bazı bilgileri memleketimizden başka ülkelere yayılmıştır. Pek eskiden kurşun, altın, gümüş, demir, bakır, kalay madenleri biliniyordu. Türkler, eskiden beri madencilikle ilgilenmişlerdir. Ergenekon Destanı Türklerin madene vermiş olduğu büyük değeri destanlaştırmıştır. Madenler, yerden "filiz" adı verilen bileşimler halinde, "maden cevheri" olarak çıkarılır, sonradan ergitilerek asıl maden dediğimiz duruma gelir ki, bundan da istenilen eşya, alet ve makine yapılır. Madenler, tabiatta nadir olarak saf halde bulunur. çoğu, başka elemanlarla bileşikler halindedir ve minerallerle karışıktır. içinde maden bulunan bu bileşikler maden filizleridir. Yer altı veya yerüstü ocaklarda taş, toprak ve başka maddelerle karışık olarak elde edilen ve herhangi bir işleme henüz bir tutulmamış bulunan maden cevherlerine "tuvönan cevher" denilmektedir. Filizlerdeki maden oranı bazen az olabilir. Böyle durumlarda az bir miktar maden elde edebilmek için çok miktarda filizi işlemek gerekir. Maden filizinden sadece maden değil, başka maddeler de çıkarılır. Madenle başka maddelerin filizlerden ayrılması işleri bir bilim haline gelmiştir ki, bu' metalürjinin bir bölümüdür. Madenler, yer kabuğunun ana malzemesi olan taşlar arasında "maden damarları" ve " maden yatakları" olarak bulunur, çoğunca başka elemanlarca da bileşikler halinde ve minerallerle karışık olurlar. Maden damar ve yatakları, ya yerin içinde yatay veya buna yakın duruşta olur, ya da eğimli ve hatta dik olarak uzanırlar. Bu duruş ve uzanışın, madenlerin çıkarılmasında önemli yeri vardır. Bir yerdeki madenlerin tahmin olunan miktarları ve yedek durumu da "maden rezervi" şeklinde ifade olunur. Maden işletmeleriyle bu kavram arasında yakın bağlantı vardır.
Başlıca Maden Çeşitleri

Madenlerin oluşumu, çeşidi ve rezervleri arazinin jeolojik yapısına ve oluştuğu jeolojik zamana bağlıdır. Türkiye’de 1. zamandan, 4. zamana kadar oluşmuş araziler vardır.Volkanik faaliyetlerin sık olduğu 3. zamanda oluşan arazi geniştir. Bu nedenle krom, demir, bakır, kurşun, pirit gibi volkanik oluşumlu madenler çoktur.

Demir : Demir – çelik endüstrisinin en önemli hammaddesidir. Türkiye demir cevheri rezervleri bakımından oldukça zengindir. Hemen her bölgemizde demir cevherine rastlanmıştır. Ancak bu yataklardan 60 kadarı işletilebilmektedir.

Sanayide ve insanın günlük yaşantısında önemli yeri olmuş bulunan demir, Türkiye'nin türlü yerlerinde zengin damarlar ve yataklar ha­linde bulunmaktadır. Türkler, çok eskiden beri ve bu arada Osmanlılar devrinde demirden faydalanmış, demircilik alanında zamanlarında üstün seviyeye ulaşmışlardır. Demir cevherinin çeşitleri vardır. Yerine göre türlü sanayide bunlar aranır. Bugün bütün metallerin en önemlisi de­mirdir. Demir olmadan makineyi düşünmeye imkanı yoktur. Demir, ko­laylıkla oksitleşebilir veya kimyasal bileşikler yapabilir. Bu nedenle, demir çoğunca saf olarak değil, bileşimler içinde çıkar. 19. yüzyılın son­larından itibaren gittikçe gelişen "çelik" yapımı demirin değerini geniş ölçüde artırmıştır. 
Çelik, mekanik, fizikoşimik ve ısı etkileri altında çok değişik özel­likler kazanabilen bir demir karbon alaşımıdır. Bu alaşımdaki karbon oranı % 1,7 ye kadardır. Çeliği fontdan (dikme demirden) ayıran özellik, içinde fontdakinden daha az karbon bulunması ve böylece uygun şartlar içinde haddelenmeye (çubuk, levha ve başka biçimlere sokulmaya) el­verişli olmasıdır. Çelik, bütün işlem boyunca eriyik halinde kalan ham demirin, fazla karbondan ve başka yabancı maddelerden arıtılarak in­celtilmesi yolu ile elde edilmektedir. İhtiyaca göre çok çeşitli çelikler üretilmektedir. Yine bu arada alaşım yapmak üzere demir ile az oranda da olsa, birleştirilen ve yüksek kaliteli özel ve soy çelikler ya­pımına yarayan madenler vardır. Bunlardan krom ve nikel ile manganez, volfram, molibden, titan, vanadium önemli yer tutmuşlardır. Sözgelişi Widia adı verilen wolfam karbit çeliği elmas gibi sert bir maden ala­şımı olmaktadır. 
İşte, demir çelik endüstrisinin ana maddesi olan demir, mem­leketimizin gelişmesinde önemli katkıda bulunacak değerde ve çok ola­rak türlü bölgelerimizde vardır. Bunlar arasında Divriği Demir İş­letmeleri ile Balıkesir bölgesinden Eğmir ve Çarmık, Doğu Marmara bölgesinde Çamdağ, Ege bölgesinde Ayazmand, Torbalı, Akdeniz böl­gesinden Büyükköy, Payas. Kayseri ile K. Maraş arasında Faraşa, Ka­ramadazı, Sivas - Hekimhan bölgesinde Hasançelebi, Doğu Karadeniz bölgesinde Fundacık vardır. Memleketimizin daha. başka yerlerinde de türlü kalitelerden demir cevherlerine raslanmaktadır. Bunlardan Divriği manyetit oluşumu ve iyi cins demir cevheri rezervinin 40 milyon ton olduğu tahmin olunmuştur. Öteki demir cevherlerimiz de zengindir. (BK. MT A, Türkiye Maden Envanteri, 1980). 
Cumhuriyet devrinde demir maden1erimizden faydalanmak ve bu ma­dene dayalı endüstriyi kurmak çabaları olmuştur. 1932 de ilk olarak Kırıkkale Çelik Fabrikası işletmeye açı1arak günümüze kadar gelişmiştir. Bu fabrikanın külçe çelik yapımı 30 bin tonu geçmiştir. 1937 de Sümerbank ta­rafından Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri kurulmuştur. Gelişme gös­teren bu tesisler, 1955 te bir kanunla bir genel müdürlük durumuna ge­tirilmiştir. "Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri'" adını alan bu kuruluşa Divriği Demir Madenleri İşletmesi de bağlanmıştır. Karabük işletmelerinin i 957 de başlayan daha çok genişletilmeleriyle üretim değeri üç katına Çı­karılmış, yeni yüksek fınn1ar eklenmiştir. Bu işletmelere gerekli denir çev­beri Divriği'den, maden kömürü Zonguldak'tan getirti1mektedir. Genişleyen işletmenin demir ihtiyacını karşılamak için Divriği demir üretimi yılda 1.200.000 tona yükselmiştir. Demir ham maddesine dayanan büyük te­sislerimizden biri de "Ereğli Danir ve Çelik Fabrikaları"dır. Kurulmasına 1961 de başlanan bu tarihteki ek bir kanunla "Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş." halinde teşekkül eden bu büyük tesisler, özel bir anonim or­taklık durumundadır ki, kurucu ve ortakları arasında yabancı kurullar da var­dır. Yıllık ihtiyacı 850 bin ton kadar olan demir fılizi Hekimhan Otlukkilise, Çetinkaya, Akdağ (Sivas), Kesikköprü (Ankara), Karamadazı (Kayseri) ve Eğmir (Balıkesir) maden ocak1anndan. kömürün Zonguldak bölgesinden sağlanması .düşünülmüştür. Bütün bu işletmeler dışında İzmir'deki me­talürji fabrikası (Metaş) önemli yer tutmuştur.

Bakır : Tarih öncesi çağlarda insanların ilk kullandığı madenlerden biridir. Bakır rezervleri yerkabuğunun volkanik oluşum gösteren bölgelerinde yaygın olarak bulunmaktadır. Saf bakır üretimi ülke gereksinimini karşılamadığı için dışarıdan saf bakır alınır.
 
Soğuk da dökülebilen ve haddeden geçirilme kabiliyeti çok olan bakır, tarihten önceki çağlarda insanların ilk kullandıkları madendir. Son­raları önce kalay ile alaşım yapılarak daha sert olan tunç elde edilmiş. fakat sert ve kullanışlı olan demir, zamanla bakır ve alaşımlarının yerini almıştır. Bakır, elektrik enerjisi çağının da başta gelen madenlerindendir. Kolay işlenebilmesi ve renginin altına benzemesiyle bakır ve alaşımları bugün de önemini kaybetmemiştir. 
Türkiye'nin türlü yerlerinde bakır madeni vardır., Bunların iş­letmekte olan başlıcaları Ergani, Murgol, ve Küre madenleridir. Ayrıca, küçük ölçüde özel sektör işletmeleri vardır. Bütün bu işletmelerden yılda 920 bin ton kadar tuvönan cevher çıkarılmaktadır. Bakır işletmesi işleri, Etibank'a bağlıdır. Bunlardan "Ergani Bakır İşletmesi" Elazığ'n Maden ilçesindedir. Buradaki bakırlar 1850 den beri aralıklarla, 1939 dan beri devamlı olarak işletilmiştir. Ergani madeninin yüksek bakır özü vardır. Bir başka bakır maden alanımız "Murgol Bakır İşletmesi" dir. Artvin' in Borça ilçesindeki bu maden 1951 de işletmeye açılmıştır. Er­gani'de olduğu gibi, burada da açık işletme sistemiyle cevher çıkarılır. Üçüncü bakır madenimiz "Küre Bakırlı Pirit İşletmesi" dir. Kas­tamonu' nun Küre ilçesindeki bu maden, eskiden de yer yer işletilmiş ise de, esas işletme 1959 dan beri yapılmaktadır.

Krom : Çok sert, iyi cilalanabilen ve paslanmayan bir madendir.Volkanik alanlarda yaygındır.Makine ile motor endüstrisinde ve paslanmaz çelik yapımında kullanılan önemli bir madendir. Günümüz verilerine göre, Dünya krom üretiminde Türkiye 4. sıradadır.Yurtdışına satılan önemli bir madenimizdir. 
Krom, 18. yüzyılın sonlarından beri bilinen bir madendir. Çok sert, çok iyi cilalanabilen, paslanmayan bir madendir. Bu nedenle, nikel gibi bu da madeni eşyayı kaplamakta kullanılır. Böylece nikelaj gibi, bir de "kromla kaplama" vardır. Ancak, krom geniş ölçüde çelik en­düstrisinde yer tutmuş, çeliğin sertliğini veren ve paslanmasını önleyen, yüksek kaliteli çelik elde etmeye yarayan önemli bir maden olmuştur. Çeliğin hem nikel, hem de krom ile olan alaşımları değer kazanmıştır. 
Türkiye, krom madeni bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Krom çıkarma bakımından da ülkeler arasında başta ge­lenlerindendir. Öteki krom memleketleri Güney Afrika Birliği, Güney Rodezya, Filipinler, Küba, Yugoslavya, Sovyetler Birliği, Japonya'dır. Krom, Türkiye'nin önemli bir ihraç maddesi olmuştur. Dışarıdan olan isteğe göre  yıldan yıla farklı krom üretimi durumu belirmiştir. Tür­kiye'nin birçok yerlerinde krom vardır. Başlıca yerleri Güneybatı Ana­dolu (Fethiye - Marmaris, Dalaman Havzası), Kütahya - Bursa arası, Er­gani - Maden bölgesi' (Guleman krom madeni), Eskişehir doğukos, Maraş, Kayseri, Sivas bölgeleriyle Doğu Anadolu'nun türlü çevreleridir. Memleketimizin büyüklü - küçüklü çok sayıda krom işletmesi vardır (I 978 verilerine göre i 03 kadar). Bunun çoğu (88) özel sektör iş­letmeleridir. Bunların en büyüklerinden olan Guleman krom yatakları 1934 de bulunmuş, Etibank' a bağlı bir kuruluş olarak "Şark Kromları İşletmesi" adıyla i 939 da işletmeye açılmıştır. 
Cevher çıkarma işi yeraltı sistemi ile yapılmaktadır. Temizlenen cevherler İskenderun limanına gönderilmektedir. Buradan 1939 dan 1970 e kadar 4 milyon ton satılık cevher elde edilmiştir. Ayrıca Muğa'nın Fethiye ilçesinde "Üçköprü Maden İşletmesi" nde de krom çıkarılır. 1969 verilerine göre, bütün krom madenlerimizde üretilen tuvönan krom miktarı 662 bin ton olmuştur. Bunun 410 bin tonu özel sektöründür.
 
Bor Mineralleri (Boraks) : Kimya endüstrisinin en önemli hammaddesidir. Türkiye rezerv bakımından Dünya’da ilk sırada yer alır. Ancak üretimi ve dış satımı az olduğundan ekonomiye katkısı da azdır.

Kükürt : Yapay gübre üretimi ve tarım ilaçları başta olmak üzere kimya endüstrisinde kullanılır. En büyük rezervlerimiz Göller Yöresi’ndedir. Üretim, tüketimin az bir bölümünü karşılayamaz.Bu nedenle yurtdışından da alınmaktadır.


Volfram (Tungstein) : Uzay ve savaş endüstrisinde kullanılan, az bulunan madendir. En zengin rezervler Uludağ’dadır.

Manganez :Türkiye’de dağınık yataklar halindedir.Saf olarak bulunmaz. Üretim tüketimi karşılamadığından dışarıdan satın alınır. 
Boksit : Ülkemizin en zengin rezerve sahip olduğu madenlerden biridir. Boksit işlendikten sonra alüminyum elde edilir. Endüstride demir cevheri ürünlerinden sonra en fazla tüketilen maden durumundadır. Özellikle uçak gövdelerinin yapımında yaygın olarak kullanılmaktadır. 
Boksit, alüminyum üretiminde yararlanılan ve bileşiminin esası AlıO3 olan önemli bir taştır. İnce taneli ve katı killer halinde görülür. Çok hafif olması (özgül ağırlığı 2,6) nedeniyle uçak sanayiinde, otomobil yapımında ev eşyaları imalinde, hatta elektrik malzemesi yapılmasında gittikçe önem kazanmıştır. Ancak, alüminyum üretilmesi için çok elektrik enerjisine ihtiyaç olduğundan, yapılanların ucuza mal edilebilmeleri için özellikle de sugücü ile elde edilen elektriğin çok olduğu yerlerde bu sanayi yer tutmuştur. Sözgelişi, su gücü elektrik enerjisi çok olan fakat baksit madeni bulunmayan Norveç ve İsveç gibi ülkeler, bu madeni dışardan ithal etmişlerdir.
Türkiye'de alüminyum ham maddesi olan boksit yatakları, son zamanlarda Batı Toroslar bölgesinde (Konya ilinin Seydişehir ilçesi ta­raflarında) zengin olarak bulunmuştur. Bunu değerlendirmek üzere ya­kınındaki Oymapınar (Homa) santralinden faydalanılarak alüminyum üretimine geçme hazırlıklarına girişilmiştir.
Zımpara Taşı : Metamorfik taşlar içinde bulunan, kullanım alanı geniş olan bir madendir. En zengin rezervler Ege Bölgesi’ndedir. 

Civa
Doğada sıvı halde bulunan tek madendir.Tıpta ve fotoğrafçılık alanında kullanılır.

Tuz
:Tad vermek için yemek tuzu ve bakterilerin çoğalmasını önlemek için tuzlama tuzu olarak kullanılır.Ancak son yıllarda kimya endüstrisinin önemli bir hammaddesi konumuna gelmiştir.Tuz Gölü ve İzmir-Çamaltı, tuz rezervlerinin en fazla olduğu yerlerdir. 

Enerji Kaynakları 
Taşkömürü : Ülkemizin en geniş taşkömürü havzası Batı Karadeniz Bölümü’ndedir. Buradaki taşkömürü havzaları I. Jeolojik zamanda oluşmuştur. Demir – Çelik endüstrisinde enerji kaynağı olarak kullanılan taşkömürü, aynı zamanda kimya endüstrisinin de hammaddesidir. Yıllık üretim 4-5 milyon ton dolayındadır. Üretim Türkiye’nin gereksinimini karşılayamaz. 
Yakın ve Ortadoğu ile Akdeniz ülkeleri arasında en zengin taş kö­mürü yatakları Türkiye'nin Batı Karadeniz bölgesindedir. Buraya "Zon­guldak: Kömür Havzası" denir ki, gerçekte kömür bulunan arazi çok daha geniştir. Havza'ya "Ereğli - Zonguldak Kömür Havzası" da denir. 1829 yılında Uzun Mehmet'in topladığı kömür önekerini saraya vermesinden sonra ilk kömür Ocakları 1848 de bir şirkete verilerek işletilmeye baş­latılmış, 1865 te işletme Bahriye Nezaretine (Deniz İşleri Bakanlığına) bağlanmış, 1882 de serbest satışı yapılmaya başlanmış, daha sonra kömür havzasına yabancı şirketler de girmiştir. Etibank kurulduktan sonra 1937 'de Fransız sermayeli Ereğli Şirketi başta olmak üzere, öteki yabancı şirketlerden işletmeler devletçe satın alınarak bu bankaya ve­rilmiş, 1940 da bütün ocaklar devletleştirilmiştir. 
Ereğli - Zonguldak Kömür Havzamız jeolojik oluş bakımından alp kıvrımları kuşağında bulunan nadir maden kömürü havzalarından bi­ridir. Bu kömürler Karbon devri arazisinde Kulm fasiyesli arazi üzerinde zengin bir kömürlü seri halindedir. Bu durumu ile bu kömür havzamız Avrupa havzaları soyundandır. Havzanın türlü yerleri de kömürün bu­lunduğu tabakalar farklı eğimler gösterir, kimi yerde az eğimli bu­lunurlar. Kozlu Zonguldak: ve Kilimli - Gelik bölgesinde maden kömürü arazisi uzar ve genişler ki, buraları havzanın en verimli yerleridir. Burada kömürlü Karbon devri tabakalarının batı-doğu uzunluğu 16 km., kuzey - güney genişliği 3 - 6 Km. dir. Bu alanın yüzölçümü 42 Km. ka­redir. Bunun dışında Amasra ile doğusundaki kıyı bölgesinde, daha doğuda Söğüt özü bölümünde, Azdavay ve uzak çevrelerinde, türlü de­rinliklerde kömür tabakaları bulunmaktadır. Bütün genişliği ile alındığında Kuzeybatı Anadolu Kömür Havzamızın yan ve derinlim sınırları ile tam rezervi kesinlikle bilinmemekle beraber, Ereğli-Zonguldak Havzasında kalınlıkları toplamı 70 m. kadar olan 50 ye yakın kömür tabakası bulunmaktadır. Bu bakımdan zengin sayılmakta kömürlerimizin muhtemel rezervinin i milyar tondan çok olduğu sanılmaktadır. 
Zonguldak kömürlerimiz türlü tarihlerde farklı miktarda çı­karılabilmiştir. 1865'e kadar yılda sadece 50 bin tonu geçmeyen çıkarma, bu tarihten sonra biraz artarak 1890 da 150, 1900 de 400, 1920 de 570 bin tonu bulmuş, 1924 de i milyon tona yaklaşmıştır. 1940 da 3 milyon tonu bulmuş, 1969 da 7,3 milyon tona yaklaşmıştır. İstatistiklerde yer­den çıkarılan kömür miktarı (tuvönan) yanında ayıklanmış ve yıkanmış kömür miktarı da her yıl için verilir. Bu ikinci rakam, birincisine göre daha küçük olur. Sözgelişi, 1967 tuvönan taş kömür çıkarılması 7,5 mil­yon tona yakın bir rakam ile gösterildiği halde, ayıklanmış, yıkanmış veya konsantre edilmiş halile bu değer 5 milyon tonla ifade edilmiştir. Öteki kömürler için de böyledir. Bu maden kömürlerimizin harcandığı başlıca yerler Karabük tesisleri (1,2 milyon ton), Çatalağzı santrali (yarım milyon ton), çeşitli sanayi dalları (I,5 milyon ton), ev yakıtları (600 bin ton) kadardır. zaman zaman bir kısım kömürlerimiz de ,ihraç edilmiştir. Üretim 1978 - 1982 arası yıllarda 5-6 milyon tondur.

Linyit : Türkiye’de rezervi en zengin olan enerji kaynağıdır. Hemen her bölgemizde az çok linyit yatakları bulunmaktadır. Çoğunlukla yakacak olarak ve termik santrallerde değerlendirilir. En büyük linyit havzası Afşin-Elbistan’dadır. Yıllık net üretim 40 milyon tonu bulmaktadır. Üretim ve tüketim aynı hızla artmaktadır. 
Esmer kömür adıyla da anılan linyit, kalori değeri asıl maden kö­müründen (taş kömüründen) az olan bir kömürdür. Bundan ötürü, eko­nomik değeri bakımından taş kömüründen sonra gelir. Linyit kömürü ço­ğunca, Üçüncü Zamanın Neojen devri arazisinde, çok vakit yatay veya az eğimli duruşta bulunan yataklar halindedir. Linyit yatakları mem­leketimizin Neojen devri tabakaları arasında, birçok yerlerde vardır. Bun­ların bir kısmı çok zengindir. Kütühya bölgesinin Tavşanlı - Tunçbilek, Değirmisaz, Manisa'nın Soma linyitleri, Amasya'nın Çeltek linyit1eri ile Bilecik, Ege, Erzurum bölgesi linyitleri önemlidir. 1972 de Elbistan bö­lümünde 3 milyar tondan çok yedeği bulunduğu anlaşılan linyit yatakları tesbit edilmiştir. Son 30-40 yıl içinde linyit çıkarılması işleri gelişme göstermiştir. Daha 1930 da çıkarılan linyit miktarı sadece 10 bin ton iken, bu miktar 1937 de 100 bin tonu bulmuş, 1948 de 1 milyona, 1962 de 4 milyona çıkmış, 1969 da 8,5 milyon tonu geçmiştir. Bunun 2 mil­yon tona yakım özel sektörce çıkarılmıştır. Ayıklanmış ve yıkanmış du­rumu ile bu miktar 4,5 milyon tona yakındır. Sayısı 178'i bulan işletmenin 11'i kamu kesiminin, 167'si özel kesimindir. 353 milyon liralık linyit satışı olmuştur. (1982 de 167'si üretim 20 milyon ton). 
Linyit kömürlerimiz, memleketimizde yakıt ihtiyacını kar­şılama bakımından gittikçe artan bir önem kazanmıştır. Bugün şe­hirlerimizin kaloriferleri ve sobaları bu yakıtla ısıtılmaktadır. Or­manlarımızı yakıt odunu elde edilmesi zorunluluğundan mümkün olduğu kadar kurtarmak ve yine bir yakıt maddesi olarak köylerimizde geniş ölçüde kullanılmakta bulunan "tezek" in ana maddesini gübre halinde kullanmaya uğraşmak için, her çeşit linyit yataklarımızdan faydalanma yoluna gidilmektedir. Linyit çıkarmamız 25 milyon tonu bulursa, hemen bütün memlekette odun, yakacak olarak artık kullanılmayacaktır. Bugün orman ürünlerimizin % 70 kadarı yakacak olarak kullanılmaktadır. 
1975 de kanunla kurulan "Türkiye Kömür İşletmeleri" (TKİ) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı bir devlet kuruluşudur. Kurumun amacı, Türkiye' de taş kömürü, linyit ve turba kömür madenlerini araştırmak, bunların işletilmesini, dağıtım ve satışını sağlamaktır. TKI ne bağlı ikisi kömür üreten (Ereğli Kömürleri İşletmesi Müessesesi, Garp Linyitleri İşletmesi. Mü­essesesi), biri kömür satan (Kömür Satış ve Tevzi Müessesesi) olmak üzere üç kuruluşu ile linyit üreten 3 işletmesi (Çorum İl'inde Alpagut-Dodurga Lin­yitleri İşletmesi, orta Anadolu Linyitleri İşletmesi, Erzurum İlinde Şark Lin­yitleri İşletmesi), Afşin - Elbistan Grup Başkanlığı vardır. Afşin-Elbistan'da düşük kalorili, fakat çok bol ve zengin linyit yatakları bulunmuştur (Rezervi 3,2 milyar ton tahmin edilmiştir). Burada pek büyük bir termik santral kurulmuştur. Yılda 18 milyon ton kömür yakılacaktır.
Petrol : Dünya ekonomisinin en önemli enerji kaynaklarından birincisi durumundadır. Ancak Türkiye petrol rezervleri bakımından pek zengin değildir. Türkiye’nin önemli petrol yatakları Güneydoğu Anadolu’da bulunmaktadır. Türkiye’nin yıllık üretimi 2,5-3 milyon ton dolayındadır. Üretilen petrol ülke gereksinmesinin en fazla % 20’sini karşılayabilmektedir. Bu nedenle yurtdışından alınanlar arasında petrol ilk sırada yer alır.

Petrol, zamanımızın başta gelen enerji kaynaklarından biri ve mo­torlu taşıtlar için rakipsiz bir enerji maddesidir. Bugün petrol dünya ölçüsündeki türlü sorunlarla ilişkisi olmuş pek önemli bir akaryakıttır. Petrolün değeri 19. yüzyılın sonlarına doğru belirmiş, günümüze kadar durmadan artmıştı. Petroller gaz, sıvı veya katı haldeki bütün hid­rakarbüderi ihtiva eden bitümler grubuna aittir. Petrollerin bileşimi, yak­laşık olarak % 79-88 karbon, % 9-16 hidrojen ve yabancı unsur olarak bir miktar oksijen, azot ve kükürttür. Petrollerin oluşu ile ilgili çeşitli gö­rüşler varsa da, bunların organik kökenli oldukları üzerinde daha çok 00­rulmuş, petrolün pek eski bazı sığ deniz ve iç denizlerle körfezlerde oluşturdukları ileri sürülmüştür. Petrol, yer kabuğunun derinliklerinde, taşların hoşluklarını, gözeneklerini yarıklarını doldurmuştur. 
Türkiye'de zengin petrol yataklarının bulunduğu ve türlü 001­gelerimizde petrolün mevcut olduğu son 50 yıllık araştırmalarla anlaşılmıştır. 1940 ta Güneydoğu Anadoluda Raman dağı antiklinali (kemeri) üzerinde yapılan ve 1050 m. derinliğe ulaşan ilk sondaj ile pet­rol yataklarına ulaşılmış, daha sonra yine bu bölgedeki Garzan petrol ya­taklanna varılmıştır. 1954 de çıkarılan bir kanunla petrol araştırmaları hızlandırılmış, memleketimiz 9 petrol araştırma bölgesine (1969 ve­rilerine göre 11 bölge) ayrılmıştır. Bugün bu araştırmaların en yoğun ol­duğu yerler, birçok bölümleriyle Güneydoğu Anadolu (burada Siirt böl­gesi ve Gaziantep bölgesi vardır). Adana bölgesi, Sivas bölgesi, Van bölgesi, Trakya bölgesidir. Bu araştırmalarla Güneydoğu Anadolu böl­gesinde yeni petrol yatakları bulunduğu gibi (Batı raman, Magrib, Kur­talan, Şelmo, Çelikli...). Gaziantep çevresinde, Adana kuzeyindeki Bul­gur dağında da iyi kaliteli petrol bulunarak işletilmelerine girişilmiştir. Türkiye'de ham petrol 1958 de sadece 330 bin tona ulaşmış, 1969 da 3.623.000 tonu geçmiştir. İşletmesi daha çok Güneydoğu Anadolu bölgesinde toplanan petroller, önceleri Batman Rafinerisinde arıtılırken, üretimin artması üzerine Batman ile Dörtyol (İskenderun Körfezi) arasında bir petrol borusu (pipe-line) döşenmiştir. 1967 de işletmeye atılan bu boru hattı 494 Km. uzunluğunda olup, boru çapı 45 cm. dir. Borunun günlük taşıma tutan 10 bin tondur. Petrol üre­timimiz gittikçe artmakta ve ileride memleketimizin her çeşit petrol ih­tiyacını karşılayabilecek şekilde gelişmeler olacağı kuvvetle umul­maktadır.
Bir örnek olarak belirtelim ki, 1969 yılında 5 şirket Türkiye'de petrol sondajları yapmıştır: 
1) Türkiye Petrolleri Anonim' Ortaklığı (TPAA),
2) N. V. Turkse Shell,
3) Notm American İnternational İnc. - Aladdin Middle East Oil Ltd., 4) Trans Vorld OiI Ltd. - Aladdin Middle East Oil Ltd.,
5) Ersan Petrol Sanayii A.Ş. 
Yıl içinde 42 sondaj kuyusu açılmış olup, 1969 da yapılan son­dajların toplamı 107 bin metreyi geçmiştir. 1969 da 280 kuyu bulunuyordu. 1969 da TP Aa. yaklaşık olarak, 1,133,522 ton, Ersan 50.824 ton, Mobil 608.377 ton, Shell 1.830.469 ton ham petrol üretmişlerdir. Hepsinin toplamı 3.632.192 tonu bulmuştur. TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) 1954 yılında özel bir yönetmelik ile kurulmuştur.
Irak - Türkiye Petrol borusu 
Önemli bir petrol tesisi de Irak-Türkiye Petrol Borusudur. Irak'ın Kuzey Bölgesinde üretilen ham petrolün bir kısmının Türkiye üzerinden Akdenize ulaştırılmış olması için yapımına girişilen petrol hattı (Pipe - Line) 1977 de Kerkük'te açılarak pompalanmış, ertesi günü ikinci bir tören Yumurtalık Limanında yapılmış, buradan petrol tankerlerine yük­leme işi başlamıştır. Dünyanın uzun petrol hatlarından biri olan ve ya­pımına ı 968 de başlanıp, ı 976 sonunda bitirilen bu petrol boru hattı, 981 Km. olup, bunun 340 Km. si Irak'ta, 641 Km. si Türkiye'dedir. Bu büyük kuruluş hem Irak, hem de Türkiye için yararlı olmuş, yılda 35 milyon ton ham petrol akıtılacak kapasite göstermiştir. Borunun yolu bo­yunda pompa istasyonları (2 si Irak'ta 3'ü Türkiye'de), haberleşme ci­hazlan vardır.
Türkiye'de petrole dayalı sanayi (Petro - Kimya Sanayi) TPAO’nun desteği ile 1965te kurulmuş kısa zamanda gelişmiş, % 55'i bu şir­kette, % 25 i T.C. Emekli Sandığına ve % 20 si Oyak'a (Ordu Yar­dımlaşma Kurumu)na ait olarak büyümüştür. (İzmit - Yarımca' da ve İzmir - Aliağa' da), kurulan tesisler arasında Etilen, Polietilen, Vinil Klo­rür, karbon siyahı, kolar alkollü, Dodesil Benzu Fabrikaları ve daha bir çoklan ile bunların yardımcı kuruluşları vardır. Petro Kimya (petkim) ürünleri arasında Türkiye'de yaygın olanlan plastikler, sentetik ka­uçuklar, elyaflar, deterjanlar, tarım ilaçları, boyalar, sentetik gübrelerdir. 
Petrole dayalı akaryakıt satış piyasalarını düzenleyen başlıca beş ku­ruluş şunlardır: Petrol Ofisi (1941 de harbin doğurduğu akaryakıt zor­luğunu ve dağıtımını düzenlemek üzere kurulmuş. sürekli bir statüye bağ­lanmıştır. Sermayesi hazineye ait olup, bini geçen istasyonu vardır, 2,2 milyon tonluk petrol ürünü pazarlar), BP petrolleri (1975 de British Petroleum grubunun beş şirketin ortaklığı ile Türkiye.deki petrol ürünlerini sat­mak için kurulmuş), Mobil oil T.A.Ş. faaliyete geçmiştir), The Sheel Com­pany of Turkey, 1934 de Shell ile Türk Petrol re Madeni Yağlar T.A.Ş., i 93 i de özel bir şirket olarak kurulmuş, i 936 da bugünkü adını almıştır.

Doğalgaz : Trakya’da petrol arama amacıyla açılan kuyulardan çıkarılmaktadır. Doğalgaz alanlarından diğeri de Güneydoğu Anadolu’da Mardin-Çamurlu’dur. Üretim tüketimi karşılayamadığı için dışarıdan alınmaktadır.

Jeotermal Enerji : Yerkabuğunun içinde ve daha derinlerde potansiyel enerji birikimi vardır. Bu nedenle sıcak olan subuharı sondaj yolu ile yüzeye çıkarılır ve elektrik enerjisi üretiminde kullanılır. Türkiye’nin ilk jeotermal elektrik santrali Denizli-Saraköy’de kurulmuştur.

Su gücü : Tükenmez ve yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Türkiye su gücü bakımından yaklaşık 400 milyar kwh’lık bir potansiyele sahiptir. Doğu Anadolu Bölgesi akarsularının yatak eğimleri fazla olduğundan, hidroelektrik potansiyeli en yüksek olan bölgemizdir. Türkiye elektrik üretiminin % 45’lik bölümü hidroelektrik santrallerden karşılanmaktadır. GAP tamamlandıktan sonra elektrik santrallerin üretiminde su gücünün payı artış gösterecektir.

Güneş Enerjisi : Türkiye Güneş enerjisinden  yararlanmak için gerekli iklim koşullarına sahiptir. Akdeniz ve Ege bölgeleri ile İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Güneş enerjisi değerlendirilmektedir.

Nükleer Enerji : Atom enerjisi adı da verilen bu enerjinin kaynakları uranyum ve toryumdur. Ancak bu kaynaklardan elektrik enerjisi üretiminde yararlanılmamaktadır.
 

Öteki Madenler
Memleketimizde çeşitli birçok madenlerimiz daha" vardır. Her­ birinin ekonomik değeri bulunmaktadır. Burada bunların başlıcalarına değinilerek geçilecektir. Bunlardan "kurşun", çoğunca gümüşle ka­rışık olarak bulunmuştur ki, yakın zamanlara kadar birçokları işletilmiştir. Çoğu kapanan bu madenlerden bugün Etibank tarafından "Keban Sirnli 'Kurşun işletmesi" çalışmaktadır. Burası Elazığ'ın Keban ilçesinde Fırat nehri kenarındadır. 1953 ten 1970 e kadar bu­radan 25 bin ton kurşun ve 26 bin çinko konsantresi (tuvönan cevherin mekanik yollarla zenginleştirilmesi işlemi) elde edilmiştir (1978 de 5450 t). 
Önemli madenlerimizden biri de "kükürt" tür. Isparta'nın Ke­çiborulu ilçesindeki işletme yerinde çıkarılır. Burada 1900 de bulunan maden, 1933 e kadar yabancı bir şirket tarafından işletilmiştir. Etibank'a bağlı bir müessese olarak 1943 den beri faaliyettedir. 1978 de tuvönan miktarı 86 bin ton olup, ayıklanmış yıkanmış miktar 18 bin tondur. 
Memleketimizin türlü yerlerinde "cıva" madeni de vardır. Bunlar içinde işletilen başlıcaları İzmir' in Ödemiş ilçesindeki "Habköy Cıva İşletmesi" ile Konya'nın Sarayönü ilçesindeki Konya Cıva işletmesi ve İzmir'in batısında Karaburun'dadır. Etibank'a bağlı olarak birincisi 1961 den, ikincisi 1969 den beri faaliyettedir. Özel sektöre bağlı işletmeler de vardır. 1969 yılı tuvönan ceher üretimi 59.000 tondur. 
1968 de işletmeye açılan Bandırma Boraks ve Asitborik Fabrikaları İşletmesinde ham madde olarak Kütahya'nın Emet ilçesinden çıkarılan kolemanit ile Eskişehir Seyitgazi ilçesinde çıkarılan sodyum tuzu cevheri kullanılmaktadır. 
Bunlardan başka Tokat ilinde çıkarılmakta bulunan "antimuvan" madeni (1978 tuvönan 46.000 ton), Eskişehir yakınında çıkarılan "Iü­letaşı" (tuvönan 825 ton), ateş tuğlası yapımında yararlanılan ve Es­kişehir bölgesinde çakıra1ın "manyezit" (tuvönan 220 ton) söylenebilir. "Zımpara" madeni de önemli yer tutar. Yılda 50-55 bin ton cevher elde edilir. Bundan başka, memleketimizin birçok yerlerinde bulunan "manganez" yıldan yıla çok değişik üretim miktarı göstermiştir (çoğunca 30­bin ton).
Bu arada "tuz elde edilmesi de memleketimizde önemli yer tutar. Tuz, ençok denizden elde edilir. İzmir' in Çamaltı Tuzlası bütün üre­timin % 55 ini verir. Ayrıca İç Anadolu'da Tuz Gölünden elde edilir (% 30'u). Bazı tuzlu su kaynaklarında da küçük ölçüde tuz çıkarılır: Tuz­luca, Kağızman, Gülşehir, Oltu gibi. Kaya tuzu yataklarından da ya­rarlanılır. Son yıllarda elde edien tuz miktarı yarım milyon ton civarında değişmiştir. 
1970 - 1976 arasındaki dönemde Türkiye'nin tuz üretimi 5 milyon tona yaklaşmış, 1976 üretimi bunu da geçmiştir. Tuz üretiminin çoğu deniz ve göl tuzlalarından sağlandığından, zaman zaman iklim özel­liğinin etkisi altında kalmıştır. 1977 de ilk defa Mısır' dan tuz ithal edil­miştir. Fabrikaların çoğalmasıyla tuz tüketimi artmıştır. Günümüzde İzmir Çamaltı tuzlası (21 Km2; yıllık üretim 400.000 ton), Tuzgölü tuz­laları ve değişik kapasiteli kayatuzu alanları (6 tuzla) olmak üzere 45 tuzla vardır. Çamaltı tuzlasının modernize edilmesi için çalışılmıştır. Tekel, 1976 da bir kısım tuzlaların modernize edilmeleri için 165 – 450 milyon lira harcamaya girişmiştir. Bu arada Kaldırım rafine tuz tesisinin yapımına girişilmiş, Tuz1uca'da kurulması planlanan kaya tuzundan ra­fine tuz üretecek kuruluşun projesi yapılmıştır. 
Volfram (wolfram) maden tesisleri 1977 de Uludağ'da (2400 ın) hiz­mete açılmıştır. Yaklaşık 650 milyon liraya malolan bu kuruluşta yılda 3000 ton konsantre üretilmektedir. Gelişmiş sanayi ülkelerinden çok miktarda istenen ve çelik ile bazı kimya sanayiinde kullanılan volf­ramdan yılda 300 milyon lira döviz sağlanacağı hesaplanmıştır.
Madenler ve Enerji Kaynaklarının Türkiye Ekonomisindeki Yeri

Türkiye’nin her bölgesinde çeşitli madenler bulunmaktadır. Ancak tüm madenlerimiz yeterince işletilmemektedir. Madenlerimizin bir bölümü çok eskiden beri bilinmekte, hatta yabancı şirketler tarafından işletilmekteydi. Ancak madenlerimiz hakkında yeterli bilgi yoktu. Cumhuriyet döneminde madenlerin teknik ve bilimsel yöntemlerle araştırılması için Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur. Çıkarılan madenlerimiz hem iç piyasada değerlendirilmekte hem de yurtdışına satılmaktadır. 











TÜRKİYEDE MADEN ÇEŞİTLERİ VE ÇIKARILDIĞI YERLER

1.DEMİR:
Modern sanayinin ana metali demirdir. Kullanım alanı oldukça geniştir.

Çıkarıldığı yerler: Divriği –Gürün (Sivas), Hekimhan-Hasan çelebi (Malatya), Çam dağı (Sakarya) , Edremit-Havran-Eymir-Ayvalık-Ayazmant (Balıkesir), Torbalı(İzmir), Simav- (Kütahya), Kırıkhan-Payas(Hatay), Bingöl, Kahramanmaraş, Düzce, Kayseri. Doğu Anadolu Bölgesi demir madeni bakımından Türkiye’de ilk sıra gelmektedir.

İşlendiği yer : Karabük, Ereğli, İskenderun demir çelik fabrikaları.

2. KROM:
Çok sert , çok iyi cilalanabilen ve paslanmayan bir maden olduğu için , madeni eşya yapımında büyük önem taşır. Dışarıya en çok satılan madendir. Kaplamacılıkta ve çelik yapımında kullanılır.

Çıkarıldığı yerler: Guleman(Elazığ) , Fethiye – Milas – Marmaris – Dalaman Köyceğiz(Muğla) , Acıpayam (Denizli) , Orhaneli (Bursa) , Kayseri , Eskişehir Kütahya , Kahramanmaraş , Aladağ(Adana)

İşlendiği yerler :Antalya ve Elazığ’daki ferrokrom tesisleri

3.BAKIR:
Bakır madeni yatakları genellikle çinko ve kurşun yataklarıyla birlikte bulunur. Elektrik ve elektronik sanayisinde kullanılır. Bakır mutfak eşya yapımına kullanılır.

Çıkarıldığı yerler: Murgul(Artvin), Küre(Kastamonu), Ergani –Maden (Elazığ), Çayeli (Rize),

İşlendiği yerler: Maden Ergani bakır işletmeleri, Murgul bakır işletmeleri, Samsun Karadeniz bakır işletmeleri.

4. BORMİNERALLERİ
Sanayide sayısız denilebilecek kadar çok çeşitli işlerde kullanılmaktadır. Bor minerallerinden elde edilen boraks ve asit borik özellikle nükleer alanda jet ve roket yakıtı , sabun deterjan lehim, fotoğrafçılık tekstil boyaları , cam, elyaf ve kağıt sanayiinde kullanılmaktadır. Dünya rezervinin %80’ni Türkiye’dedir . Üretim bakımından dünyada üçüncü, rezerv bakımından birinci sıradadır Bor minerallerinin üretimi dış isteğe bağlıdır.

Çıkarıldığı yerler: Bigadiç-Susurluk-Sultançayırı (Balıkesir) , Mustafakemalpaşa (Bursa) Emet( Kütahya), Seyitgazi (Eskişehir).

5.BOKSİT:
Alüminyumun hammaddesidir.Çok hafif olduğu için uçak , otomobil ve ev eşyası yapımında kullanılır.

Çıkarıldığı yerler: Seydişehir ( Konya), Akseki (Antalya), Saimbeyli (Adana), Milas(Muğla

6.MANGENEZ:
Demirin içindeki kükürdün giderilmesi ve demirin çeliğe dönüştürülmesinde kullanılmaktadır.

Çıkarıldığı yerler: Ereğli(Zonguldak), Borçka (Artvin), Tavas (Denizli).

7.VOLFRAM :
Kaliteli çelik ve yüksek ısıya dayanıklı boya yapımında , elektrik ve elektronik sanayilerinde kullanılan çok değerli bir madendir. uzay ve savaş endüstrisinde kullanılır.

Çıkarıldığı yerler:Uludağ (Bursa), Malatya, Elazığ

8.KÜKÜRT:
Yapay gübre, tarım ilacı, oto lastiği, kağıt ve patlayıcı madde yapımında kullanılır.Kükürdün bağcılıkta önemli bir yeri vardır. Asmaların ve sebzelerin yapraklarında üreyen bakteriler kükürtlü bileşiklerle yok edilir.

Çıkarıldığı yerler:Keçiborlu (Isparta), Sarayköy (Denizli), Simav (Kütahya).

İşlendiği yerler: Keçiborlu kükürt işlemeleri.

9.CİVA:

Doğada sıvı halde bulunan tek madendir. Tıpta, termometre, fotoğrafçılıkta ve metalürji endüstrisinde kullanılır.

Çıkarıldığı yerler: Ödemiş-Karaburun (İzmir), Sarayönü(Konya), Niğde, Banaz (Uşak), Gönen (Balıkesir).

10. FOSFAT:
Yapay gübre yapımında kullanılır.

Çıkarıldığı yerler:Mazıdağı (Mardin), Kilis.

İşlendiği yerler:Mazıdağı fosfat işletmeleri

11.ZIMPARA TAŞI :
Hassas optik araçların merceklerinin parlatılmasında, zımpara kağıdı ve özel çimento yapımında kullanılmaktadır.taşları ve madenleri cilalamak için de toz halindeki zımpara taşından yararlanılır.

Çıkarıldığı yerler:İzmir , Muğla, Aydın, Denizli, Manisa, Antalya:

12.KURŞUN VE ÇİNKO:
Yatakları genellikle bir arada bulunmaktadır.

Çıkarıldığı yerler:Çayeli (Rize), Tirebolu (Artvin), Balıkesir, İzmir, Emet (Kütahya), Kayseri, Keban (Elazığ).

13.ANTİMON:
Kurşunla karıştırılarak cephane ve batarya yapımında kullanılır.

Çıkarıldığı yerler:Gediz –Simav (Kütahya), Balıkesir, Ankara, Bilecik, Tokat, İzmir, Niğde .

14.URANYUM:
Çıkarıldığı yerler:Aydın, Şebinkarahisar (Giresun).

15.MERMER:
Çoğunlukla yapı malzemesi olarak kullanılmaktadır.

Çıkarıldığı yerler:Afyon, Marmara adası , Bilecik, Bursa, Gemlik, Bandırma , Elazığ .